Eros annesi Aphrodite gibi dünyaya güzellik ve neşe getirir,
insanların
gönüllerini aşk ateşi ile yakar,
insanların mutluluklarını yada
sonlarını hazırlardı.
Sırtında bir çift kanadı vardı.
Bu kanatlarla
uçarak dünyayı dolaşır geçtiği yerlere çiçek kokuları saçardı.
Eros'un
elinde her zaman okları olurdu.
Bu oklarla insanları kalplerinden vurur
onları birbirlerine aşık ederdi.
Ve bir gün kendiside bir güzele aşık
oldu.
Psykhe (Ruh) bir kralın üç kızının en güzeli idi.
Gerçekten o kadar
güzel, o kadar alımlıydı ki görenler
onu Aphrodite sanıyorlar ona
tapınıyorlardı.
Aphrodite bir ölümlü ile karıştırılmaktan hiç
hoşlanmamıştı.
Bu yüzden bir gün oğlu Eros'u yanına çağırdı ve
onu
dünyanın en çirkin erkeğine aşık ederek cezalandırması nı istedi.
Eros
annesinin isteğini yerine getirmek için hemen yola koyuldu.
Psykhe'yi
bulduğunda, çok gururlu olan ve kimseye aşık olmamakla övünen
bu genç
kızı,dünyanın en çirkin, en kötü erkeğine aşık etmeye niyetliydi
ancak
kalbini nişan alarak oku atmak üzereykenPsykhe'nin güzelliği aklını
başından aldı.
Onu başkasına aşık etmek isterken kendisi aşık olmuştu.
Psykhe'yi alıp sihirli bir saraya götürdü.
Bu saray uyuyan bir ormanın
ortasında kurulmuş,
muhteşem fakat ıssız bir saraydı.
Kanatlı güzel
delikanlı gece karanlık düştükten
sonra kendini göstermeden saraya
giriyor ve sevdiği ile buluşuyordu.
Sihirli sarayda bir insanın
isteyebileceğ i her şey vardı.
Fakat Psykhe'nin tek istediği kendisini
deliler gibi seven
bu delikanlının yüzünü görmekti.
Fakat Eros bunu
kabul etmiyordu, gece hep karanlıkta geliyor
ve güneş doğmadan da
gidiyordu, akşamları sarayda
ateş yada mum yakılmasını yasaklamıştı.
Psykhe ne kadar yalvarsa da fayda etmedi.
"Aşkımızın sırrını kalbinde taşıdığın sürece mutlu olacaksın" dedi
Eros
"Beni görmeyi aklından bile geçirme,
kim olduğumu yada kimin oğlu
olduğumu öğrenme,
bilmeden tanımadan beni körü körüne sev..
senden
gizlenen şeyleri öğrenmeye çalışarak mutlu olma fırsatnı elinden
kaçırma."
Ve Psykhe de bunu kabul etmiş..
Eros'u görmeden kim olduğunu bilmeden
körü körüne sevmişti.
Birlikte çok mutluydular ancak
Psykhe'nin
kızkardeşleri onların bu mutluluğunu kıskandılar..
bir gün kardeşlerini
ziyarete geldiklerinde ona sevdiği
delikanlının dünyanın en çirkin en
iğrenç en vahşi görünüşlü adamı olduğunu söylediler.
Eğer güzel bir
delikanlı olsaydı, sevdiğinden yüzünü gizlemezdi,
seni böyle ıssız bir
sarayda tutmzdı dediler.
Ve ona gece sevdiği gelmeden önce yanan bir
lambanın üzerine vazoyu ters çevirip koymasını söylediler
. Böylece Eros
uyuduktan sonra vazoyu kaldırıp aydınlıkta onun yüzünü görebilecekti.
Psykhe merakına engel olamayarak kardeşlerinin dediklerini yaptı.
Yanan
lambayı bir vazonun altına gizleyerek sevdiğini beklemeye başladı.
Eros
her şeyden habersiz saraya dönmüş kendini sevdiği kadının kollarının
arasına bırakmıştı.
Kısa sürede uykuya daldı. Psykhe Eros uyuyunca
gürültü yapmadan yavaşça yataktan kalktı ve ters çevirdiği vazoyu
alarak lambayı eline aldı, yatağa yaklaştığında gördükleri karşısında
hayrete düştü. Çirkin ve iğrenç bir erkek görmeyi beklerken genç çok
yakışıklı bir erkekle karşılaşmıştı. Eros'un yakışıklılığı dünyada ki
başka hiç bir erkekle kıyaslanamadı. Yüzü tarif edilemeyecek kadar
güzel bu delikalıyı görünce
Psykhe'nin ona duyduğu aşk daha da
arttı.
.sevdiğini alnından öpmek için eğildiğinde elindeki tabağı düz
tutamadığından içinde fitil bulunan lambanın kızgın yağından bir damla
Eros'un çıplak omzuna damladı.
Eros duyduğu acıyla sıçrayarak uyandı.
Sevgilisinin kendisini dinlemeyip yüzünü görmek için ona oyun
oynadığını anlayınca hemen kanatlarını açıp uçarak oradan uzaklaştı.
Eros'un gitmesiyle Psykhe için yaptığı büyülü sarayda bozuldu.
Psykhe
üzüntüden ne yapacağını bilmez olmuştu.
Hatası yüzünden dünyada her
şeyden
çok sevdiği kişiyi kaybetmenin acısıyla yollara düştü.
Sevdiğini
tekrar bulma ümidiyle tüm dünyayı dolaştı,
sayısız yerler gezdi ama bir
türlü
Eros'un izine rastlayamadı. Nihayet dolaşmaktan bitkin bir halde
Aphrodite'in sarayının kapısını çaldı.
Onun kendisine acıyıp oğlunun
yerini söyleyebileceğ ini düşünmüştü ancak
Aphrodite ona yardım etmek
bir yana onu bir köle olarak çalıştırmaya başldı.
Zavallı Psykhe
sevdiğine ulaşabilmek için buna da razı oldu ve
tek kelime dahi etmeden
kendisine emredilen her şeyi yaptı.
Eros için her türlü acıya
katlanmaya razı oldu.
Nihayet bir gün Eros'un yanan omzu iyileşti ve kendisine
bu kadar
yürekten bağlı olan sevgilisinin kaderini değiştirmek için Olympos'a
gitti.
Zeus'un ayaklarına kapanıp
Psykhe'nin kurtarılması ve kendisine
eş olarak verilmesi için yalvardı.
Zeus onun tüm isteklerini kabul
ederek
Hermes'e Psykhe'nin Olympos'a getirilmesini emretti.
Psykhe tanrılar katına getirildi ve orada hayatta her şeyden daha
çok sevdiği erkekle evlenerek çok mutlu bir hayat sürdü.